20. velj 2012.

PJESME - ŞIIRLER


Ibrahim Kajan - İbrahim Kayan
PJESME - ŞIIRLER 



Izbor, prijevod i prepjev na turski jezik
SUAT ENGÜLLÜ


 
ARABİSTAN SEVGİLİM

Şiirimde ve tenimde
... yanıp sönerken
hüzünlü yıldızlar
ben Tahran’daydım

Ab-İbn tapınağında*) yatıyordum
çalıp şarkı söylüyordum
yarı ölü yarı tanrıydım sanki

Öylesine kederliydi
kumluk diyarın ezgileri

Buradan uzaklardaydı hakkında
böylesine içli şarkılar söylediğim ülke

Çölden geliyordu o nağmeler
kırmızı dudaklarıma dokunmak
ve kumdan izler bırakmak için

Parmaklarımın altından çıkıyordu
o ilâhi sesler

/anladım ki: YALNIZ OLMAK olmamak
demektir tepelerde yaşamak/

(Başlarımızı eğdik ve çıkardık üzerimizden
ince gömleklerimizi
uçsuz bucaksız çöl karşısında çaresiz)

(1964)

________________
*) Şairin kendi bedeni için kullandığı metafor.
“Sevgi Az” adlı şiir kitabından.




ARABIJA LJUBAVI

Bio sam u Teheranu
dok su tužne zvijezde
izgarale na mojoj poeziji
i mom tijelu

Ležao sam u hramu Ab-Ibn
pjevao i svirao
polumrtav polubog

O kako sjetne bijahu
pješčane melodije

Daleka je bila zemlja
o kojoj sam tako usrdno pjevao

Dolazili su iz pustinje
da mi opipaju rujne usne
i ostave pjesak na njima

Božanstveni zvuci izlazili su
ispod mojih prstiju

/pa shvatih: živjeti u brdima znači
ne biti BITI SAM/

(Oborismo glave i svukosmo tanane
košulje
nemoćni pred golemom pustinjom)

(1964)

Iz knjige pjesama “Ljubavi je malo”
 
 
 SES

erkeği ve kadını yaratanın
... yüzü suyu hürmetine

tozdan ibarettir dudaklar
öpen dudaklar da, tozdan ibarettir

canın ve onu tamamlayanın
yüzü suyu hürmetine

sizi tanıdım
ve sevdim sizi

güneşin yüzü suyu hürmetine
ve sabah nurunun yüzü suyu hürmetine

cezalandırılmış olacaktır yürekleriniz
benim yüreğimse ölecektir onların hasretinden

uzaklardan hareket eden sesi bekliyorum:
sağ kulağımda ışık
solunda ceylan korkusu.
gözler tan yerine dönük
güvende olan şehre dönük.

(1969)

“Sevgi Az” adlı şiir kitabından.


 


GLAS

tako mi onoga koji ye stvorio
muško i žensko

usta su prašina
i ona koja ljube, prašina su

tako mi duše i onoga
što je upotpuni

prepoznao sam vas
i ljubio vas

tako mi sunca i tako mi
njegova svjetla jutarnjega

kažnjena će biti srca vaša
a moje umrijeti za njima

čekam glas koji polazi iz daljine:
u desnu uhu svjetlo je
u lijevom strah srne.
oči su uprte obzorju,
uprte gradu sigurnu.

(1969)

Iz knjige pjesama “Ljubavi je malo”
 
 

AŞK ŞİİRİ

Yalnızlığım içinde uzun süre gözüm gibi sakındığım kalbi
... un ufak ediyor ulak
Bu aleti hiç kimsenin dönüp bakmadığı
Anadolu’nun
yabani akdikenliklerinde (bile) yanımda taşıyordum

Oysa şimdi ellerini süzüyorum sakin sakin
Hanne’yi
(İsmail’i!) doğuranın:
taçlanıyor o kalp şekilli nesne
Cebrail’in günahlardan arındırdığı
ve göğüs kafesine,
aşk dizelerinin duvar oyuğuna koyduğu
kandiller gibi yansın diye

O meyvesiz ağaç altında duran kim acaba?
Tek gözlü bir suret mi?

Ruhum fısıldamıştı bir seferinde (şeytanın ta kendisi belki de):
Unutma ki kördür âşık olan,
bir gözü her daim açık,
ilacı olmayan dehşet yüzünden kapalıdır diğeri

Güneşin doğduğu yönde olan, demişti ki:
Kırılıp ikiye bölündüğünde kalp
ikiye katlar gücünü. Birleştirecek güçtedir
doğu ile batıyı

“Sevgi Az” adlı şiir kitabından.
Türkçesi: Suat ENGÜLLÜ


 

LJUBAVNA PJESMA

Glasnik mrvi srce koje sam dugo njegovao u samoći
Nosio sam tu spravu (i) u divjlu draču
Anadolije
gdje je nitko nije ni pogledao

A sada mirno promatram ruke one koja je
rodila Hanu
(Smaila!):
kruni srcoliki predmet
koji je Džibril očistio od grijeha
i stavio u grudi,
u nišu ljubavnih redaka
da gori poput žarulje

A tko je to ispod jalova drveta?
Jednooki je li lik?

Jednoć duh mi šapnuo (ili đavo sam):
Ne smetni da zaljubljeni slijep je,
jedno oko mu je otvoreno,
drugo sklopljeno od strave kojoj nema lijeka

Onaj na strani gdje se sunce rađa, rekao je:
Kada se srce slomije na dvoje
Snagu svoju udvostručuje. Kadro je spojiti
Stranu istočnu sa stranom zapadnom

Iz knjige pjesama “Ljubavi je malo”.



MUTLU EVİN ŞİİRİ

Kulübemizin kırılgan duvarlarına çarpan, rüzgâr.
... Sakın korkma. Yaprak ve yosundandır duvarlar.
Firavun’un bedeninin öptüğü otlardan.

Varsın essin rüzgâr, düş dolu elime yaslanmış
taşa dönüşmekte olan canım benim. Yeraltı ruhların
evine nasıl dönüştüğünü görüyor musun düşün

Darıdünya sarsılıyor, batıyor sanıyorsun, ürkek ceylanım
Kimse görmüyor ama seni, aramıyor kimsecikler,
varlığından bile haberdar değil hiç kimse, örende

Gönlünü ferah tut. İlk çağlardan gelen mercan tenini
yatıştır. Gölgeden de asla korkma sakın, dosttur o
korkma yanılsamadan da, gece çiçeğinin tacında belirirse eğer

Öldüğümüz ve uğurlu eşyalara sahip olduğumuz
güçzüzleri ve göze gelenleri ortadan kaldırdığımız
inancı içinde ziyaret ediyor hanemizi Firavun

“Sevgi Az” adlı şiir kitabından.

Türkçesi: Suat ENGÜLLÜ
 

Ibrahim KAJAN
PJESMA O SRETNOJ KUĆI

To vjetar bije u krhke zidove naše kolibe
Ne boj se. Od listova je i mahovine. Od
trava što ih je ljubilo tijelo Faraona

Nek bije vjetar, dušo koja se pretvaraš u kamen
naslonjen na moju ruku punu sna. Vidiš li san
kako se pretvara u kuću duhova iz podzemlja

Ti misliš, lane: to se cijeli svijet ljulja, propada
Ali tebe nitko ne vidi, i nitko ne traži
i nitko ne zna ni da postojiš, u ruševini

Smiri svoju dušu. Smiri svoje tijelo od korala
iz davnine. Ni sjenke se ne boj, prijateljica je
Ni obmane, ako se ukaže u kruni noćna cvijeta

Faraon obilazi naš dom vjerujući da smo umrli
i da posjedujemo sretne predmete i da smo
otklonili nejake i urokljive

Iz knjige pjesama “Ljubavi je malo”.

 
 
ÇİZİLMİŞ PENCERE

Pencereyi açmak gerekirdi.
... Pencere açılmalıydı, güçsüz çocuklar bile
gecenin yoğunluğunu okuyabilirlerdi böylece
dokunarak evdeki kokmuş cesedin sertleşen kokusuna

Fakat zamanın hükümdarları
taslağında eksiği bulunmayan
bir dünya, dünyada bir ev tasarlamışlar.

Eve kapanmış uçurmuşlar can kuşlarını kapaklarını açıp tenlerinin
ve şimdi başka yerde yaşamaktalar.

Kötülük vakayinamelerinde
yazılıdır adları,
ve ortaya çıkacaklardır, her seferinde
yeniden,
dehşete boğarak rüyalarını
bunu hak edenlerin.

Kendi işkencecisini görecektir
acı çeken millet.
Çocukların ayacıklarının bastığı,
tozun üzerinde görecektir.

(1989-1991)

"Sevgi Az" adlı şiir kitabından.



 
NACRTANI PROZOR

Trebalo je otvoriti prozor.
Otvoriti prozor, pa bi i nejaka djeca
pročitala gustinu noći
pipajući stvrdnuti smrad leša u kući

Ali su gospodari vremena
skrojili svijet i kuću u njemu
bez šupljina u nacrtu.

Zazidani pustiše dušu iz korica tijela
pa sada žive na drugom mjestu.

Njihova su imena uknjižena
u kronike zala
i javit će se, svaki put
iznovice,
ulijevajući stravu u san
onima koji su to sazlužili.

Narod koji je stradavao
vidjet će svog mučitelja.
U prahu će ga vidjeti,
pod dječjim nogicama.

(1989-1991)

Iz knjige pjesama "Ljubavi je malo".

 
 
SÜRGÜN

Size diyorum
... Bana çektiğiniz bıçağı
kınına koyun

Yemin ediyorum
Hafif uykudayken
gözlerinizi oyacakltır o bıçak

Parmağınızla gösterdiğiniz yola
bakmayın
Sonsuz
sürgün yoludur o

(1967)

"Sevgi Az" adlı kitabından.






SURGUN

Kažem vam
Nož koji mi okrećete
povucite natrag

Kunem se
On će vam oči vadit
u lahku snu

U drum što prstom upirete
ne gledajte
Vječiti put
surgun

Iz knjige pjesama "Ljubavi je malo"

 
 
BÜYÜK EV

Imızganan zamanı uyandırıyor
... Düşmanlarımın hareketini durduruyor
Büyük bir ev hediye etmişti bana
gündüzleri yaptığım geceleri yıktığım

Ev, kimlerin evi acaba?
Onlar, neredeler şimdi?

Süzülüp duruyorsun ve sanıyorsun ki
yeraltı kapılardan çıkarcasına
üzerine üzerine yürüyecekler zamanın kanatlarından
aslında varolmadıkları söylenen yaratıklar!

Oldukları yerde kalmalarını
nasıl emredeceksin tepelere?
Dört bir yanı duvarla örülü bu kapalı yerden
nasıl alıp götüreceksin beni
senden başka kimselerin bilmediği o yere,
bu çılgın atı göksel otlaklara

(1987)

"Sevgi Az" adlı şiir kitabından.

 


GOLEMA KUĆA

Budi vrijeme iz drijemeža
Zaustavlja pomicanje mojih neprijatelja
Darovao mi je kuću golemu
koju danom podignem a obnoć obrušim

Kuća, čija bi?
A sada, gdje su?

Lebdiš, i čini ti se:
iz krila će vremena kao iz podzemnih vrata
nasrnuti bića za koja se kaže
da ne postoje!

Kako ćeš zapovjediti brdima
da ostanu na svojim mjestima?
Kako ćeš mene premjestiti
s ovoga mjesta potpuno obzidana i zatvorena
na mjesto koje nitko ne zna osim tebe,
ludog konja na nebeskim ispašama

(1987)

Iz knjige pjesama "Ljubavi je malo"
 
 

ZEYTİN

incir ve zeytinin yüzü suyu hürmetine
... sina tepesi'nin yüzü suyu hürmetine
emin şehrin yüzü suyu hürmetine

nasıl yanaştığını
ve yüreğime giden yolu
aradığını gördüm

oysa benim yüreğim
tepecikte, taştadır -

aydınlığın bekçisi
bekçisi yalnızlığın

"Sevgi Az" adlı şiir kitabından.





MASLINA

tako mi smokve i masline
tako mi brda sinajskoga
tako mi grada sigurna

vidim ga
kako prilazi
i traži put do moga srca

a moje srce
na humu je, na kamenu -

čuvar zraka
čuvar osame

Iz knjige pjesama "Ljubavi je malo".
 
 

DERİN MEZAR

Mora çalan gecede
... dönen dost
Derin bir mezar kazdı sana
Kayan yüreğnde

Bre adam! - bu iş tamam.

Kayalarda gizli yaratıklar
hayretler içinde ona bakıyorlar:
Sen ki hem etimiz hem kemiğimizsin bizim,
neden ağlıyorsun?

En uzak derinliklerde
Tanrı'nın elinde Uzayın kıvrımlarında
Senin evinde inim inim bir ney.

(1987)

"Sevgi Az" adlı şiir kitabından.




GROB DUBOKI

Tebi koji se okrećeš
u noći ljubičastoj
Kajan je duboki grob iskopao
u svom srcu

Čovječe! - posao je zgotovjljen.

Gledaju ga bića skrivena u stijenama
i čude se:
Zašto plačeš, ti
koji si naše meso i naša kost?

Vrišti naj u najudaljenijoj dubini
U Božjoj ruci U naboru svemira
U tvojoj kući.

(1987)

Iz knjige pjesama "Ljubavi je malo".
Preveo: Suat ENGÜLLÜ

2 komentara:

  1. Krasne su sve pjesme,ali moram reci da mi se ARABIJA LJUBAVI od svih dopala .Mozda sto sam je vise puta citala,a ima nesto sto nemogu opisati. Ostavlja trag u dusi jednostavno opija.Isto mogu reci- LJUBAVNA PJESMA je emotivna i nosi dosta ljepote iskazne prema bicu voljenom .Ma krasne su sve i svaka nosi u sebi ljepotu koju samo pjesnik moze opisati .Hvala Dr.Ibrahime zaista sa dosta ljubavi ste pisali i unjeli u svaku da bi bilo grehota izdvajati no,eto ipak sam izdvojila dvije ! Moje postovanje, pisite i dalje ako motivacije ima,a mislim da ste Vi obdareni svim !

    OdgovoriIzbriši
  2. Dobro, jednostavno - dobro!

    OdgovoriIzbriši